malawi
 
  Ana Sayfa
  Haberler
  Anket
  Yazara Mesaj
  Ziyaretçi Defteri
 
  Siteyle İlgili
  Malawi Gölü
  Malawi Cichlidleri
  Malawi Akvaryumu Kurulumu
  Akvaryumda Malawi Cichlidleri
  Kendin Yap Sistemler
  Akvaryumlarım
  L'Aquarium
  Alım - Satım
 
  Fotoğraf Galerisi
  Videolar
  Linkler
  Kişisel Tanıtım



Kişisel Tanıtım

  Merhabalar efendim,
 
  Evimde bu çok sıcak günde oturmuş balıklarımı izliyordum. Balık ve sıcak hava ikilisi beni maziye götürünce, hayatımın ilk 18 senesini geçirdiğim Antalyam geldi aklıma.. Ne sıcaktır orası şimdi, ne yüzülür, dalınır...

 
  Ayıptır söylemesi 6 yaşımdan beri dalarım, denizde büyüdüm desem yeridir. Babadan oğula geçen bir gelenek gibidir bizde dalmak. Hatta bakın hatırlayamadığım bir yaşta ne yapmışım. Kusura bakmayın, yaş ufak olunca balık da ufak kalmış :)
 
 
 
 
 
 
 

  Ne çok severdim dalmayı. Yaz tatilinde en büyük eğlencem olurdu. Her sabah gündoğarken, ve akşamları saat beşten yemek vaktine kadar. Annem kardeşimi gönderir çağırırdı beni, yemeğe gelmem için. Karış karış ezberlerdim daldığım yerleri, sonra alanımı genişletirdim. Bildiğim herşeyi öğreten babamın öğrettiği gibi, dalıp yerden aldığım taşla bir kestane kırar, az uzaktan saatlerce izlerdim etrafındaki hareketi, maske ve şnorkelle.. Ne ilginç gelirdi.. Ellerim, ayaklarım buruşurdu. Sırtım yanar acırdı...
 
 
 
  Sanki o kestanelerin ahı tutmuş gibi, yıllar sonra, tecrübeli bir dalgıç olduktan sonra, ama yine babamla, bir gece dalışı sırasında avlayacak balık ararken, elimi yanımdaki kayaya koymak isterken, bir kestaneye denk geldim. Kırılıp elimde kalan dikenlerden birçoğu teknede çıkarıldı. Fakat dört beş tanesi sağ avcumun derinlikleri içinde kaybolup gitti. Hala oradalarmı bilmiyorum. Ama denizle ilgili herşey gibi, göğsümde hala lekesini taşıdığım yakanyosun yarası gibi, ısırılmış, olta batmış tüm parmaklarım gibi, onları da herşeyiyle çok seviyorum...
 
 
  Ve akvaryum... Hayatımla ilgili hatırladığım ilk görüntülerde, yavrulayan bir lepistes, ve onun beş santim altından, bir sağa bir sola çok hızlı yüzüşler yaparak, yukardan yeni doğup düşmekte olan yavruların herbirini mideye indiren bir melek var efendim... Evet çok sağlıklı bir başlangıç görüntüsü değildi. Fakat doğru zamanda yavruluk kısmına ayrılmamış bu lepistes annesi için artık çok geçti, babam çoktan işe gitmişti, annemle bense, çığlık çığlığa olanları izlemekle yetinmek zorundaydık. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Çok ağlamıştım...
 
 
  O kadar küçüktüm ki, o akvaryumu kare kare hatırlıyorum. Babamın getirdiği canlı yemleri yiyişlerini hatırlıyorum. Plastik yemlikten dışarı sarkan minicik kurtları hatırlıyorum, bu çok muhteşem görünen, rengarenk lepistesler, nasıl olurda böyle iğrenç birşey yiyebilirlerdi. Sonra düşününce zaten babamın verdiği yemlerin de çok pis koktuğunu hatırladım. Ve düz mantığı yerleştirdim; "balıklar pis şeyleri yerler." 
 
 
  Bir sabah annemle uyandığımızda ise daha korkunç birşeyle karşılaştım. Yine babam yoktu. Ve tüm salonu su basmıştı. Bir şekilde akvaryum patlamış, tüm herşey salona saçılmıştı. Balıklar çoktan ölmüştü. Nedenini hiç bilmedim. Kafam almamış olacak ki babamın açıklamalarınıda hatırlamıyorum. Sonra da hiç sormadım. O akvaryum orda kaldı, ve bir daha hiç akvaryum kurmadı babam. Ama hep daldık, denizle içiçeydik..
 
 
 
  Yıllar sonra, bundan üç dört sene önce, yakın bir arkadaşım akvaryum dükkanı açtı. Onunla birlikte tekrar ilgimi çekti akvaryumculuk. Sonra şu anki nişanlımla tanıştım, onun bir akvaryumu vardı, karma amazon balıkları vardı içinde, 120 litrede, ve artık bir anlamda benim akvaryumum olmuştu :) o akvaryumda şu an yok, onun yerine dört yeni tank var. 150 litre Malawi, 95 litre karma amazon, 70 litre Malawi yavru tankı, ve 70 litre karantina tankı....
 
 
 
   Ve akvaristlik devam ediyor efendim. Bir daha da bırakacağımı hiç sanmıyorum...
 
 
  İşte Aykut Arıcan'ın sualtı dünyasıyla ilişkisi, çok kısaca, bu kadar dostlar...
 
 
 
 
 
 

Not: O zıpkınlanmış balığı ben vurmadım tabii, babam vurmuş. Zıpkın çok tehlikeli olabilir, bana bakmayın, ben diyim 15 siz deyin 18 yaşına kadar çocuğun eline zıpkın vermeyin! :)
 
 
 
 
 
 

© Aykut ARICAN
Bu site 21/08/2007 tarihinden beri 19674 kez ziyaret edilmiştir.